Bora CETIN ve YES

Bora CETINs Records in 1976
( 1976 Yılındaki Plak Arşivim'den bir bölüm )

 

NEDEN YES ? ...
İlk Fragile'ı dinledim.
Yıl 1972’nin ortaları idi.
Müzik dinlemek üzere sık-sık biraraya geldiğimiz arkadaşım Bülent Meral’in evinde, yeni aldığı bir albümü dinlemeye başladık, Albümün adı “Fragile” idi ve muhteşem bir kapağı vardı. DUAL HS-53’de Fragile’ı dinlemeye başladığımızda ; işte beklediğim müzik bu diye düşündüğümü anımsıyorum. Albümü üst-üste üç kez, ...... “Roundabout”u ve özellikle, çok beğendiğim “We Have Heaven”ı üst-üste 6-7 kez dinledim. ( Hemen, ertesi gün benim Palanduz makaralı teybimi alıp Bülent’in Dual’in hoparlöründen mikrofon ile bana kayıt yaptık...... ). Uzun bir süre bu Fragile bantı ile idare ettim. ( O zamanlar, harçlığımın büyük bölümünü biriktirerek, ayda ancak bir LP alabiliyordum ve öncelik; “Jethro TULL” albümlerinde idi ... ) B.C. Odasının Duvarları / B.C. Room Wall 1976 “Fragile” gerçekten’de beni Progresif müzik ile tanıştıran ilk albümdür.
O zamanki yerli müzik dergimiz “ HEY “de Türkiye’deki ençok satan ilk 10 albüm ve 45’lik listelerinin yanısıra, Amerika ve İngiltere listeleri’de verilirdi. Yanılmıyorsam “Fragile” ; Amerika ve İngiltere gibi, ülkemizde'de ilk üçe girmiş hatta liste başı olmuştu.
Bir süre sonra yeni YES albümü “Close To The Edge”in haberi geldi ....
Sabırsızlıkla yeri baskıyı beklemeye başladık.... veeeee işte karşımızda yeni YES albümü !
Yine muhteşem ve sade bir kapak tasarımı, beni mutlaka al ve dinle der gibi idi.
“Close To The Edge”i çıkar çıkmaz, gözüm kapalı aldım ve DUAL-39’umun iğnesi değdiği andan itibaren büyülendim, evet resmen büyülendim.
Fragile’daki o muhteşem iniş çıkışlar, tüm enstrumanların birlikteliği, HOWE’un ve RICK’in soloları , “Close To The Edge”de RICK’in ağırlığının daha hissedildiği “Senfoni” ile bütünleşmişti. Tıpkı “Thick As A Brick” gibi bir “Konsept” albüm ile karşı karşıyaydım. İlk yüz, yani aynı adlı parça; başlangıcı, gelişmeleri ve finali ile tam anlamı ile birşeyler anlatıyordu. Artık hergün, günde birkaç kez ( abartı değil ) “Close To The Edge” dinliyordum, hatta plağı eskitmekten korkup, DUAL’in kol ağırlığını hafifletmiştim. B.C. Odasının Duvarları / B.C. Room Wall 1976 Progresif müzik tutkunu olmamı “Close To The Edge”e borçluyum.
Iflah olmaz bir “YES” fanı olmamı da bu albüme borçluyum.
( Close To The Edge’in ; Dünyanın gelmiş-geçmiş en muhteşem Senfonik-Progresif albümü olduğunu tartışmam bile ..... )
Artık “YES Fan”ı idim ve albümlerine sahip olmalıydım. Doğal olarak ilk sırada, uzun süredir bant'dan dinlediğim “Fragile” vardı. Close To The Edge'den sonra, artık sıra Fragile'a gelmişti, biriktirdiğim 65 lira ile "Serasker"den Manuğun yolunu tuttum.
O zamanlar ( 70’lerin başı ) Kadıköy'de en iyi anlaştığım, alış-veriş yaptığım PLAKÇI'mız "MANUK" du.
( MANUK, hala aynı işi sürdürüyor, ancak o güzelim “Long Play” lerin yerini CD’ler aldı tabii. Bahariye’den SERASKER’e girer-girmez, sağdaki üçüncü ya’da dördüncü dükkan, adı “ Minimo” .... yolunuz düşerse mutlaka uğrayın ve selamımı iletiverin. İkimiz’de ölmeden mutlaka onu anlatan bir yazı yazacağım ...... ) ..... ( DEDİM VE YAZDIM !, 2003 Temmuz HE Dergisi Tıklayın ! )
Yerli LP'ler 65 Lira, ( önce 45 lira idi, sanıyorum 71’de 55 lira oldu, 73-74’de de 65 lira ) aylık harçlığımın çok büyük bölümü..... ( Babacığımın verebildiği harçlık; 100 TL idi .... Okul, yol, sinema hepsi içinde.)
İşte bu çok değerli 65 lira ve büyük bir heyecan ile Manuğun dükkanından içeri girerken gözüm vitrine takıldı .... O ne ?..
Vitrinde yeni bir YES albümü var !
Üzerinde " Tales From Topographic Oceans " yazıyor..... !
İçeri girer girmez doğru vitrindeki plağa hucum ettim....
YES’in yeni albümü idi, Türk baskısı yapılmıştı ve fiyatı 130 Lira’idi ! ... evet 130 lira; çünkü Double-Albüm’dü. ( O zamanlar orjinali çift kapak olan bazı double albümler, bizde maliyeti düşürmek için tek kapak olarak imal edilirdi, hem albümün iç kapak tasarımından yoksun kalırdınız, hem’de iki plağı tek kaba sığdırmak, çıkarıp-sokmak ustalık gerektirirdi. ..... Bu tür tek kapaklı double albümlere örnek olarak ; “Beatles / 62-66”, “Beatles / 67-70” ve “Vishbone Ash / Live Dates”i verebilirim. Ben üşenmeden bu albümlere iç kapak yapardım. ..... Albüm’e uygun renkli karton alıp, grubun bulduğum fotoğraflarını kesip-yapıştırıp tek kapakları çift kapak haline getirirdim. ( Bkz. Alttaki foto ) Bu halleri ile hala duruyorlar, bazen dinlerken o yıllara , 30-35 yıl öncesine götürüyorlar beni ......)

Bora CETIN’in hazırladığı Tales F. T. Ocean Kapağı
Bora CETIN’in kendi ürettiği, özel “Tales From Topographic Ocean” albümü iç kapağı.
( Bora CETINs "Handmade" T.F.T.O. Turkish LP Cover ! .... 1974 )

Evet, “Fragile”a niyetle gitmiştim ama "Tales From Topographic Oceans"ı almalıydım. Çünkü çok yeni ve dinlemediğim bir YES albümü idi. ( O zamanlar, orjinal albümlerin kalıpları hemen Türkiyeye gelir ve plaklar yurtışında piyasaya çıktığından birkaç ay sonra bizde’de vitrinlerde yer alırdı. Özellikle “Atlantic” baskılarda bu iş daha çabuk olurdu. Atlantic baskı plakların ses kalitesi’de daha iyi olurdu, orjinal kalıpla birlikte orjinal macununda dışardan geldiği söylenirdi .... YES albümleri’de Atlantic baskı idi ... )
Manuktan tekrar koşa-koşa eve gittim ve annemden 65 lira istedim, ( neyse ki müzik hastalığımı bildiği ve heyecanımı gördüğü için beni kırmadı... ) artık 130 liram tamamdı, Seraskeri boydan-boya üçüncü kez koşarak, kan-ter içinde geri döndüm ve plağı aldım. Annemden para alıp alamayacağımı bilemediğim için, plağı ayırtamamıştım. Manuğun elindeki tek "Tales From Topographic Oceans"ın sahibi ben olmalıydım ! çünkü iki tane gelmiş ve biri hemen satılmıştı. ( O zamanlar plakçıların LP çeşitlerinden hemde adetli olarak bulundurmaları oldukça masraflı ve yatırım gerektiren bir iş idi ) B.C. Odasının Duvarları / B.C. Room Wall 1976 "Tales From Topographic Ocean"ı dinlemeye başladığımda farklı bir YES duyacağımı tahmin etmiştim. Plak kabında parça isimleri dışında bilgi olmamasına rağmen, plakları incelediğimde parçaların kimlere ait olduğunu, dolayısı ile kadroda ne gibi değişiklikler olduğunu anlamam uzun sürmedi. ( O zamanlar İnternet yoktu ..! ) Dört yüzü ayrı ve tek parçadan oluşan, muhteşem bir “Konsept” YES albümü ile daha karşı karşıyaydım. Öncekilere oranla daha sert, daha çılgın, daha ilerici ( Progresif’in kelime anlamı oluyor ! ) tam anlamı ile “Devrimci” bir YES albümüydü benim için "Tales From Topographic Ocean"....... ( Hala’da öyle ).
Yıllar boyunca YES albümlerini çıkar çıkmaz aldım, Türkiyede plak endüstrisinin ( Plak basmak’dan söz ediyorum ) durduğu yıllardan itibaren yurtdışından orjinalleri getirttim. 80’lerin sonlarında ise CD teknolojisinin gelişmesi ile birlikte CD’ye dönmek zorunda kaldık, ama hala “Close To The Edge”i plaktan dinlemenin verdiği zevki anlatmam mümkün değil.
Artık, müziklerinin yanısıra görüntülerini’de izlemek istiyordum. Dışarıdan getirtilmiş VHS bantların bilmemkaçıncı “Beta” kopyelerinden ilk izlediğim YES görüntüleri “Yessongs” konseri idi. Hernekadar plaktaki sıradan farlı da olsa işte “YES” ekibini; Jon’u, Chris’i, Alan’ı, Steve’i ... hemde Rick’i koskoca Yessongs’u çalarlarken, canlı performansları ile izleyebiliyordum. ..YES karşımda idi .... müthiş heyecan duymuştum doğrusu.
O gün bugündür hep YES’i canlı izlemeyi düşledim.
80’lerin ortalarından sonra YES videolarına daha rahat ulaşabilme olanağı buldum. Orjinal Hi-Fi Surround ses kayıtlı VHS bantlarından onları izlemek-dinlemek çok keyif verici idi. B.C. Odasının Duvarları / B.C. Room Wall 1976 Şimdilerde DVD var. İlk aldığım DVD’lerden biri yine “Yessongs”du. 2002'deki Japonya ziyaretimde ise "ABWH DVD"si buldum ! ... Bunların yanında, DVD-Player’ı olan YESseverlerde mutlaka bulunması gereken, olmazsa olmaz iki adet YES DVD’si öneririm ; 1-) House Of Blues Konseri ve 2-) Magnification konseri ( Symphonic Live )
YES'i hep yakından izledim. Favori kadrom, tabiiki “Close To The Edge” kadrosu , yani “Bruford” yerine “White” ı koyarsak şu andaki kadro. Alan White yerine hep Bill Bruford'u tercih etmişimdir doğrusu. (Alan duymasın ..! )
YES'de 35 yıllık geçmişi içerisinde Rock tarihinin iniş ve çıkışlarından oldukça etkilenen bir grup oldu. Özellikle 80'lerin o duygusuz, mekanik döneminden kötü etkilendi. İlk olarak; Bruford'un, sonra Howe'un ayrılıklarından ama özellikle YES müziğinin "Senfonik" yapısına damgasını vurmuş Wakeman'ın ayrılıklarından sonra, grup çok olumsuz etkilendi. Tabii en önemli ayrılık Jon Anderson'unki oldu. "Plant"sız bir Led ZEPPELIN, .... "Freddy MERCURY"siz bir "QUEEN", .... "Gillan"sız bir "Deep PURPLE" olamayacağı gibi ..JON’suz bir YES’i de kabullenmek mümkün değildi ! ( kabullenemedim zaten ! ). Asıl ve “ASİL” YES kadrosunun elemanlarının yerlerine gelenler, hiçbirzaman onların yerini tutamadılar. Bana göre; bunların içinde ( Alan White’ı saymıyorum, o asıl kadrodan sayılır artık ) bir tek; Howe’un yerine gelen “Trevor ROBIN”in YES’e bazı olumlu katkıları olduğu söylenebilir.
Gruba “girip-çıkma” rekoru herhalde “Rick”dedir. Ama her zaman, geri dönüşlerinde YES için ürettkleri hep güzel şeyler oldu.
“DRAMA” ile başlayan duraklama dönemi ve asıl kadronun sürekli değişmesi, 90’ların sonlarına dek sürdü. İflah olmaz “YES” fanı olarak, her yeni çıkan albüme; “Tales From Topographic Oceans” heyecanı ve büyük umutlar ile sarıldım, güzel şeyler buldum ( hayal kırıklıkları’da yaşamadım diyemem ! ) .... Ancak, bana göre MUHTEŞEM YES’in geri dönüşü; şu andaki “ASİL” kadronun ( Wakeman'sız ) 2000 yılında tekrar biraraya gelerek ve SENFONIK PROGRESİF’e dönüş yaparak ürettikleri, .... 2001 tarihini taşıyan muhteşem albüm; ” MAGNIFICATION ” ile oldu.
Gerek 2002 yılındaki “Senfonik” turneleri, gerekse bu yılki “Full Circle” konserlerinde RICK'in de katılması ile ağırlıklı olarak “Magnification”u çalıyorlar ...... ve tabii unutulmaz YES klasiklerini.
14 Temmuz 2004 tarihinde Açıkhava izleyicisi gerçekten’de muhteşem bir YES ile karşılaşacak !
YES ve Bora ÇETIN birlikteliği bu yıl 32. yılını doldurdu.
Geçen bunca yıl boyunca, YES müziği bana hep en güzel duyguları yaşattı. Tüm albümlerini hala büyük keyifle dinliyorum ve güzel müziğin metabolizmam’da yarattığı o huzurun, yüzüme yansıttığı mutluluk gülümsemesini YES melodilerinde fazlası ile buluyorum.
Son olarak; YES’i müzik dünyasına tanıtan, bu günlere gelmesini sağlayan İKİ TÜRK’e; “Atlantic”in sahibi ; Nasuhi ERTEGÜN ( artık yok ) ve Ahmet ERTEGÜN’e sonsuz sevgiler ve teşekkürlerimi sunuyorum.
Teşekkürler YES !

Bora CETIN

 

Önce, Bill BRUFORD ile tanıştık ... !
Bill BRUFORD & Bora CETIN

24 Ocak 2003, Istanbul CRR konser salonunda Bill Bruford ve grubu "Earthworks" ü; "Jazz" yaparlarken dinledik.
Konser sonrası Bruford ile biraraya gelme firsatımız oldu. Bu muhteşem "YES" kurucu üyesi ile ilgili herşeyi, konser izlenimlerimi, yorumlarımı kısaca hissettiklerimin tümünü; Bora CETIN's Bill Bruford Istanbul sayfamda izleyebilirsiniz.
B.Ç.
Bill BRUFORD & Bora CETIN .... Bill BRUFORD & Bora CETIN .... Bill BRUFORD & Bora CETIN .... Bill BRUFORD & Bora CETIN
Bill BRUFORD ve Bora CETIN , Istanbul - 24 Ocak 2003