05 Aralık 2006 , 18:09
Sayın Cumhurbaşkanım;
Sizi , ATATÜRK, İnönü ve Korutürkden sonraki CUMHURBAŞKANIm olarak gördüğüm için, yürekten böyle sesleniyorum. Onlar gibi ülkesinin değerlerine yabancı kalmayan, sahip çıkan bir Cumhurbaşkanı olduğunuz için paylaşmak istedim.
Değerli sürenizi almamak için, çok kısa olarak iletmek istediğim bir konu var.
Belki anımsayacaksınız, Türkiyenin önemli sualtı isimlerinden, Türk televizyonlarındaki ilk sualtı belgesellerinin yaratıcısı Haluk Cecan, yaklaşık bir yıldır akciğer (zarı) kanseri.
Doktorların 2-3 ay süre biçtiği yaşamı, sağlam bir yapıya sahip olması ve direnci yüzünden bugünlere kadar geldi.
Kendisi, bu kadar dirençli olmasını ve direnmesini, biz dostlarının desteğine bağlıyor.
Ancak, kendisi de dahil hepimiz ne yazıkki git-gide sona yaklaştığını biliyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanım,
Haluk Cecan, yalnızca ülkemizin değil, Dünyanın önde gelen sualtı belgeselcilerindendir. Ülkemizde tanındığından daha çok, yurtdışında tanınmaktadır. Tüm Dünya onu; Türkiyenin Cousteusu olarak tanır. Yurtiçinde kazandığı ödüllere ek olarak, yurtdışında katıldığı sualtı belgesel film yarışmalarında, ülkemizi başarı ile temsil etmiş, onlarca birincilik ödülü almıştır. Haluk Cecan, başarılı bir sualtı belgesel filmcisi olmasının yanısıra, tasarladığı ve yönettiği çoğu sualtı filmiyle, kazandığı birinciliklerle, çok başarılı bir sanatçı olduğunuda kanıtlamıştır.
Tüm bu konularla ilgili bilgilere, Haluk Cecan için hazırladığım www.halukcecan.com web sitesinden ulaşılabilinir.
Sayın Cumhurbaşkanım,
Haluk Cecanın son günlerinde, tüm dostları olarak, onun yaşamını biraz daha uzatabilmek adına, onun sayılı günlerini mutlu geçirebilmesi için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Ben, Haluk ağabey ile 1987 yılında tanıştım, beraberce ; Türk Sualtı Federasyonunun kurulma aşaması, İlk Türk Deniz Fuarına katılmak , İlk Türk Sualtı Belgeselinin ön hazırlıkları gibi etkinliklerde yanında olma onuruna sahibim. Bir ağabeyim olmadığı için, onu bir ağabey gibi görüyor ve son günlerinde onun Türkiyeye ve Dünyaya yaptıklarının karşılığını tam olarak göremediğine inanıyorum. Onu daha iyi tanıtabilmek ve anlatabilmek içinde amatörce, karınca-kararınca bir web sitesi oluşturdum. ( İyi ki de yapmışım, hem Haluk ağabey buna çok memnun oldu, hem de onu tanımak isteyenler için bir kaynak olmuş oldu ). Bunu yanısıra dostları olarak, 29 Mayıs 2005de ona yakışır bir Vefa Dalışı düzenledik. Ayrıca, bu yıl 4 Mart tarihinde ; TSK Donanma Komutanlığıda, Harbiye orduevinde, Haluk Cecanın Türk denizciliğne katkısı nedeni ile bir vefa/moral toplantısı düzenledi. Hepimizin, gözyaşları içinde ayrıldığımız bu toplantıda, sanki bir veda töreni gibi oldu.
Sayın Cumhurbaşkanım,
Haluk Cecan, bu güne kadar ne yaptıysa kendi olanakları ile yaptı. Elinde avucunda ne varsa sualtı dünyası için harcamaktan çekinmedi. En son, Donanma komutanlığı toplantısı için, katılanlara dağıtılmak üzere, Haluk Cecan Gözü ile Sualtı Belgesel Tarihi adlı bir kitap ve CD hazırlatmış ve bunu kendi imkanları ile yapmıştı. Asla kimseden maddi bir beklentisi olmadı. Sizde sakın yanlış anlamayın, bu mektubu size bu tür bir beklenti adına ASLA yazmıyorum.
Benim sizden, daha doğrusu ülkemden bir beklentim var.
Türkiyenin yetiştirdiği bu en önemli sualtı adamına, manevi vefa borcumuzu ödememize aracı olurmusunuz ?
Türkiyeyi Dünyaya tanıtan, denizlerimizi ,sualtı dünyamızı Dünyaya tanıtan, Türk sualtı zenginliklerinin tanınmasına neden olan, ayrıca sayısız yurtdışı başarısı ve ödülü ile ülkemizi yıllarca başarı ile temsil eden bu alçakgönüllü adama, Türkiyenin bir teşekkür etmesi gerekmez mi ?
Sayın Cumhurbaşkanım,
Lütfen, Haluk Cecanın başarı dolu yaşamını ve TÜRKİYE için karşılık beklemeden yaptıklarını bir inceletiniz. İnanın abartmıyorum, Haluk Cecan ülkemizin yetiştirdiği en önemli isimlerden biridir. Yaşamı boyunca; çağdaş, laik, Kemalist aydın niteliği ilede tanınan bu önemli insana, Türk Devletinin manevi vefa borcunu ödemesine aracı olabilirseniz, inanın çok büyük bir katkı yapmış olursunuz.
Hem Haluk Cecan bunu çoktan hakediyor, hem de bu vereceğiniz ödülün ( ya da her ne olursa ) etkisi ve onuru, yaşamının bu son günlerinde onu çok mutlu edecek ve bu mutlulukla, yaşamına birkaç gün daha katmış olacaksınız.
Değerli sürenizi aldım, biraz da duygusal oldu, çok özür dilerim ama size bunları yansıtmalıydım.
Konu ile ilgili, her türlü bilgi desteği için yardımınıza hazırım efendim.
Saygılarımla.
Bora Çetin
Tel: .........
Adres; .........
Not : Hastalığı ilerlemiş olmasına rağmen dün beni arayıp, Cecan belgesellerini öğrencilerine izletmek ve arşivlemek için girişimde bulunan Boğaziçi Üniversitesine, nasıl katkıda bulunabileceği konusunda yardımımı istedi. ( Hasta yatağında bile, halen, Türkiyeye nasıl katkıda bulunabileceğini düşünüyor ! ) Bu olaydan sonra, size yazmaya karar verdim.